Filtreler
Filtreler
Bulunan: 146 Adet 0.001 sn
Tam Metin [1]
Eser Adı [20]
Yayın Tarihi [3]
Yazar Departmanı [20]
Yayın Türü [Ortam] [1]
Dil [2]
Erişim Hakkı [1]
Yayın Turu [Akademik] [2]
Anonim şirketlerde kâr payında i̇mtiyaz

Preprint | 2023 | Yeditepe Üniversitesi Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) md.331’de anonim şirketlerin, yasal düzenlemelere aykırı olmamak kaydıyla her çeşit ekonomik amaç ve konu için kurulabileceği belirtilmiştir. Yasada yer alan düzenlemeden de anlaşılacağı üzere anonim şirketlerin nihai amacı kazanç elde etmektir. Dolayısıyla pay sahiplerinin en önemli mali hakkının “kâr payı hakkı” olduğunu söylemek yerinde olacaktır. Genel kabul gören kurala göre pay sahipleri, anonim şirketin elde ettiği kazançtan pay sahiplikleri oranında yararlanacaklarsa da TTK md.478 ile kâr payına imtiyaz tanınmasının önünün açılması sayesinde bazı pay sahiplerine kâr payından yararlanmada . . . üstün hak, diğer bir ifade ile imtiyaz tanınabilecektir. Buna karşın, TTK içerisinde kâr payında imtiyaz konusu ne yazık ki son derece kısıtlı düzenlendiğinden, bu konunun uygulamasına ilişkin öğretide birçok noktada fikir ayrılıkları mevcuttur ve bu nedenle de bu çalışmanın içerisinde konu Yargıtay kararları ve öğretideki görüşlerle aydınlatılmaya çalışılmıştır. Daha fazlası Daha az

Dışavurumcu otoportre resimde dışavurumcu otoportrenin tarihsel süreç ve yapıtlarla değerlendirilmesi

Preprint | 2023 | Yeditepe Üniversitesi Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi

Yaradılıştan itibaren insan yaşamında dış dünyayla kurulan iletişimin girizgâhı yüzdür. İnsan ruhuna dair ilk izlenimler, hatıralar, sırlar ve elbette ruh yüzün görünüşleri arasında bir yere gizlenmiştir. Sanatçıların ilk evvela anatomik olarak kurcalayıp, çözmeye çalıştığı beden ve yüz sonraları artık ifadenin temsil biçiminin bir enstrümanı haline gelmiştir. Bu tezin konusu, ekspresyonist dönem tezahürü üzerinden Otoportreyi ele almaktadır. Dönemsel gelişim tarihsel aşamalar bazı başat örneklerle incelenmiştir. Ekspresyonist tavır üzerinden yüzün serüvenine genel bir değerlendirme amaçlanmış ve bu bağlamda üretilen işlerle öznel d . . .ışavurum ifade edilmeye çalışılmıştır Daha fazlası Daha az

İngiliz kaynaklarında Midhat Paşa’nın Avrupa sürgünü

Preprint | 2023 | Yeditepe Üniversitesi Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi

Bu çalışmada ünlü Osmanlı Devlet adamı Ahmet Şefik Midhat Paşa’nın II. Sadareti sırasında ve ilk Osmanlı Anayasası olan Kanun-i Esasi’nin ilan edilip, ilk Osmanlı Parlamentosu’nun kurulmasından hemen sonra Sultan Abdülhamid tarafından Avrupa’ya sürgün edilmesi süreci ele alınmaktadır. Sultan Abdülhamid’e yazdığı sitem dolu bir tezkireden altı gün sonra azledilerek İzzeddin Vapuru ile kendi isteği doğrultusunda İtalya’nın Brindisi limanına götürülmüş, yaklaşık yirmi ay Avrupa’da sürgünde bulunduktan sonra Sultan Abdülhamid’in iradesi ile Girit’te ikamet etmek üzere geri çağrılmıştır. Midhat Paşa’ya verilen bu sürgün cezası iç ve dış . . .kamuoyunda tepki ile karşılanmış, Midhat Paşa Avrupa’da bulunduğu süre boyunca önemli bir devlet adamı olarak karşılanmış ve büyük bir ilgi görmüştür This study evaluates the political exile of the famous Ottoman statesman Ahmet Sefik Midhat Pasha to Europe by Sultan Abdul Hamid during his second term of grand vizierate. Midhat Pasha was sent to exile after the proclaimation of the Ottoman constitution, Kanun-i Esasi and the establishment of the first Ottoman Parliament. Only six days after he wrote a reproachful letter to Sultan Abdülhamid, he was dismissed and taken to the Italian port of Brindisi by the Izzeddin Ferry at his own request and after being in exile in Europe for about twenty months, he was recalled to reside in Crete by the will of Sultan Abdul Hamid. The exile sentence given to Midhat Pasha was met with a reaction from the domestic and foreign public opinion and Midhat Pasha was welcomed as an important statesman and received great attention during his stay in Europe Daha fazlası Daha az

Transcultural aspects in Elif Batuman’s Fiction

Preprint | 2023 | Yeditepe University Academic and Open Access Information System

This study aims at exploring Elif Batuman’s The Idiot and Either/Or from a transcultural perspective. This study examines Elif Batuman’s novels from an interdisciplinary perspective combining Wolfgang Welsch’s philosophical approach to transculturalism, transcultural literary studies as well as Bakhtinian concepts such as polyphony and intertextuality. Benefitting from this framework, the present study highlights the themes of the representation of national identity, mobility, cultural and linguistic diversity in Batuman’s fiction. The study also emphasizes how the protagonist transcends the stable categories related to identity and . . . fiction writing within the framework of transculturalis Daha fazlası Daha az

The effectiveness of developing a new experimental educational syllabus for teaching user interface mobile app design to students of visual communication design in Amman, Jordan

Becer, Hüseyin Emre

Preprint | 2023 | Yeditepe University Academic and Open Access Information System

It is becoming more and more essential to use mobile applications.Therefore, user interface mobile applications become more popular. Despite its importance, UI courses for mobile applications design are not a part of all graphic design syllabi at Jordanian universities for visual communication design, resulting in graduates with scant knowledge of the subject. Thus, it is common for newly graduated students to self-educate through online courses or to be trained by companies, which are often non-academic and commercial. Thus, the purpose of this study is to develop a novel educational syllabus proposition for teaching UI mobile appl . . .ication design to students of visual communication design at Jordanian universities. To achieve this, the current study followed a methodological approach of design-based research. This methodology allowed for several iterations of the syllabus. The first draft was based on a content analysis of 13 prominent syllabi. Then the first draft was refined based on the perceptions of five experts. As a result, this study provided a comprehensive examination of the need for specialized courses on UI mobile app design as part of the bachelor’s degree. The proposed syllabus is divided into four parts: introduction, UI process, UI case studies and best practices, and a final project. The introduction covers the basics of UI. The UI process section covers theory and practice, tools, and publishing. The case studies and best practices section focuses on medical UI mobile app design and includes a UI checklist tool. The final project requires students to present and review their projects. The results of this study providing evidence of the value of involving experts and practitioners in the design process. This study also has implications for improving and developing future syllabi, which may help to bridge the gap between theory and practice in the field of UI design for mobile apps Daha fazlası Daha az

Soğd-Türk ilişkileri (V-VIII. Yüzyıllar)

Becer, Hüseyin Emre

Preprint | 2023 | Yeditepe Üniversitesi Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi

Orta Çağ’ın başında, V. ve VIII. yüzyıllar arasında Soğdluların doğuya doğru olan göçü, Orta Asya kara kütlesinde gerçekleşen kültürel etkileşimlerin tarihinde önemli bir unsurdur. Yedisu, Otrar ve diğer birçok yerleşim yerinde ve özellikle Tang’ın başkenti Chang, Luoyang ve Dunhuang kentlerinde Soğd nüfusu iki katına çıkmıştı. Soğdlular, Orta Asya platolarındaki ticaret ağlarını deruhte eden tüccarlar olarak tanınıyordu. Bu durum Soğdluların ticari imparatorluklarından söz etme imkânı sağladı. Ancak ticaretin ötesinde, Soğdlular genel olarak bölgede kültür taşıyıcılığı rolünü üstlenmişlerdi. Bu etkileşim sadece Soğdluların kendi lü . . .ks ürünlerini doğuya taşımasıyla değil aynı zamanda batı halklarının lüks ürünlerini de kendi kervanlarıyla diğer coğrafyalara taşımalarından kaynaklanmaktaydı. Bu tür ürünler Çin veya diğer halklar için yeni sanatsal fikirler ve dinî akımların ortaya çıkmasına kaynaklık etti. Soğdya, siyasi olarak imparatorluk statüsüne hiç ulaşamamış olsa da Soğd halkı, sanatçılar, tüccarlar, keşişler, çevirmenler ve zanaatkârlar gibi çeşitli sosyal grupları temsil ederek hem kültürel sentez hem de Orta Asya halkının gelişmesinde önemli bir rol oynamıştı. Buna göre, Soğdluların anavatanları dışında Orta Asya halkları arasında kazandıkları kültürel nüfuza bakılırsa, Pers, Türk ve Çin unsurlarını bir potada birleştiren kültürel bir yapıdan bahsetmek doğru olacaktır. Bu çalışmada Soğdlar sadece tüccar kimlikleri ve Asya ticaretinde oynadıkları rolle değil, inşa ettikleri kültür imparatorluğu bağlamında Soğd ana kaynakları üzerinden ele alındı Daha fazlası Daha az

Absurdism in communication based on Albert Camus

Becer, Hüseyin Emre

Preprint | 2023 | Yeditepe University Academic and Open Access Information System

Albert Camus, one of the pioneers of existentialism and absurdism, identified the search for meaning in a meaningless universe as "absurd" by defining the limits of absurdism in his work The Myth of Sisyphus. According to him, a person knows that he will die while trying to add value to his life. This contradiction brings out the "absurd". Because death is a tragic end for Man. Another absurd work of Albert Camus, The Stranger is dominated by an incongruous sensibility. This novel of Camus, who argues that the world is absurd and meaningless, is considered one of the most important works of philosophy of the 20th century. The me . . .aninglessness of life, alienation from the environment and oneself, and indifference are at the forefront in the novel. Albert Camus, who has very influential works all over the world, knew today's people very well and expressed the problems of alienation and lack of communication in societies in a foresight way in 1942. In The Stranger, studies on absurd philosophy were carried out at the level of master's degree and doctorate, by considering other works of Camus. Some of these studies have dealt with Camus' philosophy of "absurd" by comparing existentialism, while others have touched on the concept of absurd in the context of the works. In my thesis titled “Absurdism in Communication Based on Albert Camus”, I focused on the alienation caused by absurdism by taking Albert Camus's novel The Stranger, which tells the story of absurdism, and examined the absurd communication and alienation of today's people by using In-depth Interview method, based on reasons such as socioeconomic, cultural and digitalization Daha fazlası Daha az

Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu (TCK m. 220)

Becer, Hüseyin Emre

Preprint | 2023 | Yeditepe Üniversitesi Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi

Suç işlemek amacıyla örgütlenme suçunun yorumlanması ve bu suçlarla mücadelenin başarılı şekilde gerçekleşebilmesi büyük önem taşımaktadır. Örgütlü suçun demokrasiler için ciddi bir tehdit olduğu kenara bırakılırsa, bu tip suç örgütleri modern dünyanın karmaşıklığını kullanıp, durumları kendi lehinde yönetme becerilerine sahiptir. Örgütlü suçun, zaman içerisindeki sürekli gelişimi hem ulusal hem de küresel olarak gözlemlenmektedir. Ulusal bağlamda kök salmaya çalışan suç örgütleri, teknolojik olarak gelişmiş ve kültürel olarak farklı yapıya sahip toplumların içerisinde süreçlerini yönetmeyi öğrenmiştir. Bu yapılanmaların yerel kültü . . .rleri, gelenekleri sistematik şekilde bir araya getirdiği ve organik olarak birbirine bağlı gruplar olduğu görülmektedir. Böylece suç örgütleri hem ulusal hem de ulusötesi düzeyde boşlukları doldurarak hegemonyasını koruyabilmektedir. Örgütlü suçluluk sürekli gelişim gösterdiğinden kolluk kuvvetleri buna uyum sağlamalı ve devlet otoriteleri bu değişen koşullara göre yasal düzenleme yapmalıdır. Ülkemizde suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 220. maddesi ile düzenlenmiştir. Bu tezde öncelikle örgütlü suçluluk kavramı, örgütün tarihçesi, özellikleri, örgütlü suçlar ve mücadele şekilleri anlatılmıştır Daha fazlası Daha az

Orientalism and nostalgia in british travel writing on the balkans

Becer, Hüseyin Emre

Preprint | 2023 | Yeditepe University Academic and Open Access Information System

The main purpose of this study is to examine the orientalist and nostalgic conditions as well as images reflected in British travel writers, specifically in Patrick Leigh Fermor’s travel trilogy consisting of A Time of Gifts (1977), Between the Woods and Water (1986) and A Broken Road: From the Iron Gates to Mount Athos (2013), and Georgina Harding’s In Another Europe: A Journey into Romania (1990). This work mainly utilizes theories regarding orientalism such as those of Edward Said, Andre Gingrich and Maria Todorova, in addition to Joep Leerssen’s theory of imagology and Svetlana Boym’s theories of nostalgia. Furthermore, this the . . .sis aspires to underline the orientalist conditions in the said works, by providing imagological examples that support these conditions and how they interact with nostalgic conditions felt or observed by authors. The orientalist conditions are handled in correlation with the conditions of the interwar period and the end of the cold war while the images reproduced by various peoples are underlined as contributing factors for both orientalist and nostalgic discourse Daha fazlası Daha az

Doğu Akdeniz’de münhasır ekonomik bölge sorunu ve mavi vatan doktrini

Caşın, Mesut Hakkı

Preprint | 2023 | Yeditepe Üniversitesi Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi

Enerji kaynaklarının çeşitliliği ve dünya üzerindeki farklı dağılımları, birçok medeniyet için hayati önem taşırken, aynı zamanda bu kaynaktan yararlanmak isteyen devletler için savaş sebebi olmuştur. Yıllardır süren ve günümüzde de devam eden "en fazla enerjiye sahip olma" gayreti, artık savaş aracığıyla olmasa bile diplomasi ve karşılıklı somut yaptırımlarla sıkı bir rekabete dönüşmüştür. Doğu Akdeniz bölgesi, enerji kaynakları açısından zengin olan ve Akdeniz'in yarı kapalı bir deniz olması nedeniyle birçok devletin bu bölgede kıyısının bulunduğu ve bu yüzden de kıyısı olan devletlerden daha fazla devletin söz sahibi olmak is . . .tediği bir bölgedir. Bu amaç uğruna, Akdeniz'e en uzun kıyısı olan Türkiye'nin, bu bölgedeki deniz yetki alanlarının kısıtlanması için hukuka aykırı olarak stratejik adımlar atılmıştır ve hala da atılmaya devam etmektedir. İleriki bölümlerde de açıklanacağı üzere, çeşitli politik hamlelerle Türkiye bu bölgede yalnızlaştırılmış ve saf dışı bırakılmaya çalışılmıştır. Ancak yapılmaya çalışılan bazı politik hamlelerin; hukuka, çeşitli uluslararası sözleşmelere, yargı kararlarına ve en önemlisi hakkaniyete aykırı olmasından dolayı, Türkiye, bölgedeki gücünü olması gerektiği gibi kullanamamaktadır. Türkiye'nin gücünü mutlak surette kullanabilmesi, bu bölgede bulunan komşularının desteğini almasına bağlıdır. Özellikle, Türkiye'nin hem kara hem de deniz sınırında komşusu olan Yunanistan'la Ege ve Akdeniz'de belirlenemeyen deniz yetki alanı sınırları, yani kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge konuları ve bu hususların temeli olarak sık sık gündeme gelen Paris ve Lozan Antlaşmaları ile bu antlaşmalarda düzenlenen adalar meselesi, hala diplomatik krizlere neden olmaktadır. Öyle ki, iki ülke son bir yıl içerisinde Birleşmiş Milletlere vermiş oldukları mektuplarda adalar üzerindeki egemenlik tartışmasını ve buna bağlı olarak da Ege ve Akdeniz'deki deniz yetki alanlarının sınırlarının belirlenmesi hususunu tekrar gündeme getirmişlerdir1. Günümüzde hala tansiyonu yüksek tutan bir konu olmasından da anlaşılmaktadır ki Ege ve Akdeniz'de sınırlarımızın belirli olması ve bunun için de kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgenin tanımlarının ve sınırlandırmalarının örnek yargı kararları ışığında yapılması, Türkiye'nin dış politikadaki gücü ve itibarı açısından önem arz etmektedir. Bu tezimizde, sınır ve egemenlik tartışmalarının da sık sık gündeme gelmesine neden olan bu enerji rekabetinin, konumuzla sınırlı kalması açısından sadece Doğu Akdeniz'de ve Doğu Akdeniz'i çevreleyen ülkelerde incelemesi Türkiye’nin Mavi Vatan Doktrini ile birlikte yapılacaktır. Bu inceleme yapılırken öncelikle, Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılması sorunun tarihi ile bu soruna taraf olan ülkelerin görüşleri açıklanmak suretiyle Doğu Akdeniz tarihine değindikten sonra, deniz yetki alanlarının neler olduğu ve hangi yöntemlerle sınırlandırılabileceği açıklanacaktır. Bu bağlamda, uluslararası hukukun asli kaynakları olan uluslararası sözleşmeler incelenirken örf ve âdet hukukundan da yararlanılacaktır. Tali kaynaklardan olan Uluslararası Adalet Divanı kararları örnek yargı kararları olarak incelenecektir ve son olarak da Türkiye'nin deniz yetki alanına dair uygulamaları ile Doğu Akdeniz politikasının değişkenleri ve Doğu Akdeniz'de yetki alanlarının belirlenmesini etkileyen asli ve tali unsurlar açıklanacaktır Daha fazlası Daha az

The impacts of poststructuralism, psychoanalysis and postmodernism on the development of autofiction

Caşın, Mesut Hakkı

Preprint | 2023 | Yeditepe University Academic and Open Access Information System

This study aims to investigate the ways in which poststructuralism, psychoanalysis and postmodernism have contributed to the development of autofiction. It is contended that the genre has a dialectical relationship with the twentieth century critical theories. Autofiction both affirms and questions the poststructuralist dismantling of the traditional perspectives on the concepts of authority, authenticity and truth by bringing the authorial presence back to the text but fictionalising it to some extent, committing to narrate the truth but creating an ambivalence around it. Autofiction engages with both the possibilities and limits o . . .f language in representing the referential world. Autofiction accepts that language fails to portray the reality truthfully; however, at the same time, it holds what language creates to be still connected to the reality of the author. Autofiction’s contention of the possibility of truth depends heavily on psychoanalytic theories. It is observed that although autofiction assumes the subject to be fractured by the unconscious and denied access to the whole picture of the self’s reality, little pieces of information that are recovered through psychoanalytic processes in autofictional narration provide truthful insights into selfhood and create opportunities to conceive subjective versions of reality. Finally, the postmodernist presumption of collapse of grand narratives is argued to have paved way to autofiction’s preoccupation with subjective histories. As district from the postmodernist emphasis on irony, autofiction is considered as intending to provide a truthful representation of the referential by exploring multiple possibilities of the subject and embodied experience Daha fazlası Daha az

Administrative organization of African states and oil policy: Angola and Nigeria compared

Caşın, Mesut Hakkı

Preprint | 2023 | Yeditepe University Academic and Open Access Information System

Angola and Nigeria are front running countries in terms of natural wealth among other countries in Sub-Saharan Africa. Angola lived under Portuguese rule before gaining independence. Nigeria, on the other hand, was under British colonization. Both still carry part of cultures they had acquired during the colonial period. At present, oil resources are the key element for their economic persistence and they have a notable position in the global oil market. Due to their colonial background, post-colonial experience and challenges that they have faced along with administrative and economic structure, both countries are essential to pene . . .trate in many ways. The central axis of this study is that it explores whether federalism enhances democratic quality and ensures reduction of disparities through equitable sharing of oil revenues Daha fazlası Daha az

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

creativecommons
Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Platforms