Filtreler
Filtreler
Bulunan: 52 Adet 0.001 sn
Koleksiyon [1]
Ambargo Durumu [1]
Tam Metin [1]
Eser Adı [20]
Yayın Tarihi [3]
Yazar Departmanı [20]
Yayın Türü [Ortam] [1]
Dil [1]
Erişim Hakkı [1]
Yayın Turu [Akademik] [1]
Ön Baskı YayınlarYeditepe Üniversitesi Kurum Koleksiyonu
Erişime Açık

Emile Zola’nın meyhane ve Samipaşazade Sezai’nin sergüzeşt romanlarında toplumsal eleştiri

Bu tezin amacı, Fransız edebiyatının önemli yazarlarından Emile Zola’nın Meyhane romanı ile Türk edebiyatının önemli yazarlarından Samipaşazade Sezai’nin Sergüzeşt romanını toplumsal eleştiri çerçevesinde karşılaştırmalı olarak incelemektir. Bu çalışmada, öncelikli olarak eleştirinin tanımı yapılmış ve tarihsel gelişiminden bahsedilmiştir. Daha sonra eleştiri türünün Türk ve Fransız edebiyatındaki yeri ve yansımaları incelenmiştir. Bu çalışmada Meyhane ve Sergüzeşt romanları üzerinden Fransız ve Osmanlı toplumlarında kadının konumu ele alınmıştır. Emile Zola ve Samipaşazade Sezai, farklı coğra ...Daha fazlası

Erişime Açık

20. Yüzyıl Sürrealizm ve soyut ekspresyoniz sanat akımlarında otomatizmin gelişimi

“20. Yüzyıl Sürrealizm ve Soyut Ekspresyonizm Sanat Akımlarında Otomatizmin Gelişimi” konulu tez başlığında; yirminci yüzyılda yaşanan savaşların ve sanayi devrimlerinin, insan psikolojisine olan etkileri ve bu etkilerin dışavurum süreci araştırılmaktadır. Araştırma konusunun ruh bilimsel bir özü barındırması nedeniyle psikanalist tekniklerden yararlanılarak özünde soyut olan bir kavram, eserler üzerinden somutlaştırılmıştır. Sanatçılar, psişik bir kavram olan otomatizma sayesinde bilinç altını serbest çağrışım öncülüğünde açığa çıkarmışlarıdır. Sürrealizm ve Soyut Ekspresyonizm akımına mensup ...Daha fazlası

Erişime Açık

Kırım’da yaşanan i̇lk Rus i̇stilası 1736

1699 Karlofça Antlaşması sonrası Osmanlılar, erken XVIII. yüzyıla kaybedilen toprakları geri alma politikası takip etmişti. Bu politika gereği 1711 yılında Azak kalesini Ruslardan ve 1714 yılında Mora yarımadasını da Venedik’ten geri almıştı. 1736 senesine gelindiğinde Ruslar, Karadeniz’in kuzeyine hâkim olabilmek için Azak kalesini ele geçirip Kırım Hanlığı’nı ilhak etme politikası takip ettiler. Osmanlılar ile Ruslar arasında cereyan eden bu savaşta Kırım Hanlığı tarihinde ilk kez yabancı güçler tarafından istilaya maruz kalmıştı. 1736 senesinde Ruslar adına Mareşal Münih, Kırım’ı istila ede ...Daha fazlası

Erişime Açık

20. Yüzyıl Batı sanatında Dadaizm ve anti sanat yaklaşımlar

“İmha da yaratmadır!” mottolu Dada hareketinin topluma, geleneklere, kapitalist yönetimlere ve alanları olan sanata karşı anarşist yıkıcılığı, sanatın yüceliği olgusunun yerini biçimsel ve kavramsal yeni açılımlara bırakmasına, “Anti Sanat” kavramının doğmasına neden olmuştur. Endüstrileşmeyle oluşan kapitalizm sonucu sömürgeciliğe paralelinde oluşan militarizme karşı Dada; halk ve proletarya haklarını gözeten sosyalizmden komünist bir çizgiye evrilen felsefeyi benimser. İçinde bulunduğu 1.Dünya savaşının sosyal, siyasal etkileriyle doğan Dada; gösterilerinde politik felsefeye yer vermesi, biç ...Daha fazlası

Erişime Açık

Disleksi tanılı 6-8 yaş arası çocuklara yönelik eğitim materyallerinde grafik tasarımın etkisi

Disleksi, bilişsel zorluklara sebep olan ve kişinin öğrenme sürecini olumsuz yönde etkileyen bir öğrenme güçlüğüdür. Disleksisi olan çocuklara yönelik belirli öğrenme metodları ve stratejileri geliştirilmiştir. Bu stratejiler, çoklu duyulara hitap eden bir takım materyallerle sağlanır. Öğretim materyallerinin görsel algıya tesir edebilmesi için temel tasarımın belli ilke ve yöntemlerinin kullanılması gerekir. Bu ilkeler, tipografi, illüstrasyon, sayfa düzeni gibi grafik tasarım elemanlarıyla sentezlenerek uygulanır. Kabul edilmelidir ki tasarım denildiğinde tek bir doğru yoktur fakat öğrenmeyi ...Daha fazlası

Erişime Açık

Birinci TBMM’de Düyun-ı Umumiye’nin varlığı ile ilgili tartışmalar

Düyun-ı Umumiye İdaresi 1881 yılında kurulduktan sonra her geçen yıl Osmanlı mali sistemindeki etkisini arttırmış bir yapı olarak Cumhuriyet sonrası döneme kadar varlığını sürdürmüştür. Bu idare varlığını Milli Mücadele döneminde de sürdürmüş olmasına rağmen fiili durumu önceki dönemlerden çok farklı olmuştur. Heyet-i Temsiliye adına Mustafa Kemal Paşa’nın 18 Mart 1920 tarihindeki emriyle bu idarenin İtilaf Devletlerine borç ödemesi yapması yasaklanmış ve topladığı vergi gelirlerine el konmuştur. Bu fiili duruma rağmen Düyun-ı Umumiye İdaresi’nin varlığına pratik gerekçelerden ötürü dokunulmam ...Daha fazlası

Erişime Açık

Uluslararası hukukun yaptırım problemine özel hukuk perspektifinde alternatif çözüm: Yapay zeka

Yapay zekâ her geçen gün hayatımızda daha önemli bir yer edinmektedir. Ancak farklı dinamiklerden beslenen hukuk alanında yapay zekâ gibi algoritma temelli bir yapının hangi aşamalarda faydalı olabileceği ve verimli sonuçlar üretebileceği hala düşünülmektedir. Uluslararası hukukta ise kural koyma, kurallara uyulmasını sağlama ve ihlal halinde yaptırım uygulama gibi yetkilerin ne şekilde dağıtılacağı uluslararası hukukun alanına giren farklı sorular olarak karşımıza çıkmakta ve bu kapsamda yapay zekanın günlük yaşamımızda eriştiği nokta da göz önüne alındığında; yapay zekanın, farklı değer yarg ...Daha fazlası

Erişime Açık

Türk ceza kanunu’nda sigorta dolandırıcılığının suç olarak kabulünün gerekip gerekmediği sorunu

Sigorta kavramı; toplumsal ve iktisadi hayatta, hak ve özgürlüklerle yakından bağlı olan bir kavramdır; çünkü kişisel ve toplumsal hayatta bireysel ve genel güvenliği sağlayıcı en önemli unsurlardan biridir. Kişilerin ve toplumların hak ve özgürlüklerle, güvenceler içerisinde yaşamalarını sağlayan unsurlardan biri olan güvenlik, kişisel yaşayış kadar toplumsal yaşayışı da etkileyen, onun ilerlemesini sağlayan unsurlardan biridir. Kişisel güvenlik ve sosyal güvenlik şeklinde ikiye ayrılabilen güvenlikte, kişisel güvenliği gerçekleştiren kurumlara biz sigorta kurumu diyoruz. Sigorta kurumu; hast ...Daha fazlası

Erişime Açık

Makyaj ile sanatın karşılaştırılması

Sanat ve makyaj her zaman insana eşlik etmiş, toplumla birlikte gelişmiştir. Sanat ve makyaj tarihsel yönüyle ve gelinen aşamada birbiriyle etkileşim halindedir. Antik çağlardan günümüze toplumun makyaja karşı tutumundaki değişim de dahil olmak üzere sanat ve makyaj arasında çeşitli bağlantılar vardır. Sanat objeleri ile makyajın karşılaştırmasının farklı dönemler açısından anlaşılması amaçlanmaktadır. Kanaat önderlerinin fikirlerinden hareketle, farklı dönemlerden makyajla ilgili literatürün antik çağlardan günümüze gelişim trendi analiz edilecektir. Bir sanatçı ve bir makyaj sanatçısı arasın ...Daha fazlası

Erişime Açık

1965-1971 yılları arasında İhsan Sabri Çağlayangil perspektifinde Türkiye'nin Kıbrıs politikası

Kıbrıs, verimli iklimi ve coğrafi konumu nedeniyle M.Ö. 10 bin yılına kadar geriye giden bir tarihe sahip olup bu stratejik değerini ilerleyen yıllarda artırarak sürdürmüştür. Tarihsel süreç içerisinde özellikle bölgede hakimiyetini pekiştirmek ve ticaret yollarının güvenliğini sağlamak isteyen devletler, sahip olduğu stratejik konumu itibariyle Kıbrıs’ı daima kontrol altında tutmak istemiştir. Bir taraftan Kıbrıs, devletlerin egemenlik mücadelesi verdiği bir bölge olurken diğer taraftan araştırmacılar içinde önemli bir araştırma alanı olmuştur. Bu çalışmalarda, siyasi, sosyal, ekonomik, coğra ...Daha fazlası

Erişime Açık

Soğd-Türk ilişkileri (V-VIII. Yüzyıllar)

Orta Çağ’ın başında, V. ve VIII. yüzyıllar arasında Soğdluların doğuya doğru olan göçü, Orta Asya kara kütlesinde gerçekleşen kültürel etkileşimlerin tarihinde önemli bir unsurdur. Yedisu, Otrar ve diğer birçok yerleşim yerinde ve özellikle Tang’ın başkenti Chang, Luoyang ve Dunhuang kentlerinde Soğd nüfusu iki katına çıkmıştı. Soğdlular, Orta Asya platolarındaki ticaret ağlarını deruhte eden tüccarlar olarak tanınıyordu. Bu durum Soğdluların ticari imparatorluklarından söz etme imkânı sağladı. Ancak ticaretin ötesinde, Soğdlular genel olarak bölgede kültür taşıyıcılığı rolünü üstlenmişlerdi. ...Daha fazlası

Erişime Açık

Şâh I. Abbâs Dönemi (1587 – 1629) Bilim Faaliyetleri

Safevî Devleti’nin tarihi incelendiğinde önemli bir dönüm noktası olarak görülen Şâh I. Abbâs döneminde (1587-1629) kurumların merkezîleştiği ve Avrupalı devletlerle temasının arttığı bir dönem olarak iz bırakmıştır. Şâh Tahmasb dönemi itibarıyla İsnâaşeriyye Şiîliği’ni halka tanıtmak amacıyla ülkeye gelmeye başlayan Cebel-i ‘Âmil âlimleri, Şâh I. Abbâs döneminde ise düzenli bir göç hareketi haline geldi. Yaşanan siyasî gelişmeler ile birlikte devletin kurulduğu ilk zamanlardan itibaren resmî kademelerde görev yapan Kızılbaşların yetkilerini ellerinden alan Şâh I. Abbâs, onların yerine Cebel-i ...Daha fazlası

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

creativecommons
Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Platforms